Dünya’daki Oksijen Nasıl Oluştu ?

1441

Rice, Yale ve Tokyo Üniversitelerinden yeryüzü bilimcileri, Dünya’nın oksijenli bir atmosferi nasıl edindiğine dair uzun zamandır cevabı kesinlik kazanmayan soruya yeni bir cevap öne sürdüler.

Araştırma ekibi, petroloji, jeodinamik, volkanoloji ve jeokimya alanlarını kapsayan araştırmanın sonuçlarına dayanarak bulgularını Nature Geoscience isimli dergide yayımladılar. Ekip, Dünya’daki oksijenin oluşumu hakkında şunu söyledi: “Oksijenin varlığı, tektonik plakaların var oluşuyla kıtaların oluşumunun önlenemez bir sonucu olarak ortaya çıktı.”

Araştırmacılar sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu çok basit bir çıkarım, fakat tamamen anlaşılabilir. Biraz da Dünya’nın geçmişinde ne gibi evrelerden nasıl geçtiğinin bilinmesiyle alakalı.

Rice Üniversitesi’nden Yeryüzü Bilimci Profesör, “Kıyaslayacak olursak ki, ben genellikle delik küvet örneğini veririm. Küvetin içindeki su her zaman delikten dışarı akan suyun ve musluktan gelen suyun oranına bağlıdır. Bitkiler ve bazı bakteri türleri fotosentezin yan ürünü olarak oksijen üretirler. Bu oksijen üretimi tıpkı küvet gibi dengededir. Oksijenin dünyanın kabuğundaki demir ve kükürt ile tepkimesi ve arka planda organik karbonla tepkimesi de diğer denge unsurudur. Örneğin; her nefesimizde içimize oksijen çekip, karbondioksit veririz. Aslında burada oksijeni atmosferde ortadan kaldırıyoruz. Kısacası, oksijenin nasıl ortaya çıktığını bulabilmek ilk önce kaynakları ve bu dengeyi anlayabilmekten geçiyor. Fakat 3 milyar yıldır açıklanamayan bu hikaye bundan birazcık daha kompleks.” dedi.

Oksijenin var oluşuyla ilgili 2 tez bulunuyor, birisi 2 milyar yıl önce diğeri ise 600 milyon yıl. Günümüzde, Dünya atmosferinde yaklaşık %20 oranında serbest moleküler oksijen veya O2 bulunuyor. Diğer atmosfer gazları Karbondioksit ve Kükürt Dioksit gibi Serbest oksijen diğer başka elementlere bağlanmaz. Fakat Dünya’nın 4,5 milyar yıllık tarihin büyük bölümünde, serbest oksijen atmosferde bulunmuyordu.

Baş yazar Cin-Ty Lee açıklamalarını şu şekilde devam ettirdi: “Ayrıca bu Dünya’da bulunmadığı anlamına gelmiyor, sadece az bulunan bir elementti. Çünkü Mars, Venüs ve Dünya gibi kayalık gezegenlerden en bol bulunan element oksijendir.  Aynı zamanda en reaktif ve kimyasal bağlar oluşturabilecek element durumundadır. Ve araştırmalara göre, bulunan oksijen yıllarca gezegenin iç kesimlerindeki oksitlerin içinde kilitli kalabilirler. Bu konuda Dünya’nın da diğer gezegenlerden ayrı tutulabilecek bir yanı yoktur. Halen oksijenin çoğu derin kayalık bölgelerde kilitli durumda.” dedi.

Araştırmalar gösteriyor ki, 2,5 milyar yıl önce dünyanın kıtalar kabuğu temelli olarak değişti. Bu kırılmalar ve kıta oluşumları esnasında kilitli olan oksijen ve bol miktarda zirkon adı verilen mineral kristaller ortaya çıktı.

Benzer Yazı:

Mühendisce




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir