Sonik Patlama ve Mach Konisi Kamerada

1199

Bir araştırma grubu ilk defa Sonik patlama olayı sırasında oluşan Mach konisinin videosunu kaydetmeyi başardılar.

Daha önce bir jet uçağının üzerinizden geçerken çıkardığı sese tanık olmuşsunuzdur. Bu gerçekleşen olaya Sonik Patlama ismi veriliyor. Sonik patlama, ses hızından daha hızlı hareket eden cisimlerin oluşturduğu sestir. Son derece hızlı hareket eden cisim tarafından yaratılan basınç dalgalarının birbiri üzerine binmesiyle oluşur.

Bu sonik patlamayı araştıran bir araştırma ekibi, Mach konilerinin hareketini yakalamak için gelişmiş teknolojiyi kullanmaya karar verir. Bu koniler sadece ses ile sınırlı değillerdir. Aynı zamanda ışık da bu konilerin şekillerini oluşturabilir.

Fakat bunu oluşturmadaki en büyük zorluk, kameraların yakalayabileceği kadar ışığın yavaşlatılması oldu. Işık, havasız ortamdayken saniyede 300.000 km yol alır. Einstein’ın görelilik teorisi hiçbir şeyin havasız ortamda ışığın hızından daha hızlı gidemeyeceğini söyler. Fakat, ışık yavaşlatılabilir. Işık, cam ve su içerisinden geçirilirse yavaşlar. Araştırma ekibi ışık hızını kontrol etmek için bu gibi çeşitli maddeler kullandı.

Washington Üniversitesi bulunan optik mühendis Jinyan Liang ve ekibi, silikon kauçuk ve alüminyum oksit plakaları arasına benzersiz bir kanal yerleştirdi. Ekip daha sonra, kuru buzla dolu kanalın altından 7 pikosaniye (Saniyenin trilyonda biri) hızında yeşil lazer dalgaları fırlattı. Sis, ışığı yavaşlattı ve dağıttı.

Sonik patlama ışık ile simüle edilebildiğine göre, artık tek gereken şey bunu kameralar ile kaydetmeye kaldı. Fakat bu kadar hızlı görüntüleri kaydedebilmek o kadar kolay olmadı. Ekip, Mach konisini kaydetmek için özel bir ultra hızlı kamera kullandı. Bu “çizgi kamera” ismi verilen sistem saniyenin trilyonda birinde alınan görüntüler ve verileri toplar. Böylesine bir işlem sırasında herhangi bir “rastgele” kavramına yer vermemek için deney tekrar tekrar gerçekleştirilir.

İşlem gerçekleşirken 1 kamera seriyi kaydederken, diğer 2 kamera olayın zamanlarını kaydediyordu. Ardından bu görüntüler ile zamanlar birbiri üzerine yerleştirilerek en doğru görüntü elde edilmeye çalışıldı. Liang bu olayı, “her veri üzerine farklı barkodlar koymak” olarak yorumluyor.

Bu tür kameralar son birkaç yıldır var. MIT’den bir grup 2011 yılında “saniyede trilyon görüntü yakalayabilen” kamera oluşturdu. Plastik bir şişe üzerinden muhteşem bir detay taşıyan ışık akışını yakaladılar. Ancak, Liang’ın bu gerçekleştirdiği işlem, sadece bir fizik keşfi değil, aynı zamanda bir çok yeniliğin önünü açabilecek bir keşif. Liang keşfinin geleceğini şu şekilde anlatıyor:

Kameramız beyindeki nöronların  görüntü trafiğini izlemek için yeterince hızlıdır. Sistemimizi beynin nasıl çalıştığını anlamak amacıyla sinir ağlarını incelemek için kullanabileceğimizi umuyoruz.

 

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir