Akuaponik Tarım Nedir? Nasıl Yapılır?

Akuaponik tarım yapmanın avantajları ve zorlukları nelerdir? Bu topraksız tarım yönteminde hangi bitkiler ve balık yetiştirilebilir?

Akuaponik tarım, topraksız olarak bitki yetiştirilen hidroponik tarım ile balık yetiştiriciliğinin aynı anda yapılabildiği sürdürülebilir bir tarım yöntemidir.

Suyu boşa harcamaya veya kimyasal gübre eklemeye gerek kalmadan su ürünleri yetiştiriciliğinin ve hidroponik tarımın en iyi özelliklerini kullanan doğal bir gıda yetiştirme yöntemidir. Temel olarak bu yöntemin amacı, hidroponik tarım ile yetiştirilen bitkilerin yanı sıra başka bir besini daha üreterek sürdürülebilir bir şekilde üretim verimini artırmaktır.

Akuaponik tarımda hem bitki hem de balıklar aynı sudan beslendikleri için ortak bir ekosistemin parçalarıdır. Balık yetiştiriciliğinden elde edilen besleyici zengin su, bitkiler için doğal bir gübre sağlarken, bitkilerde balıkların oluşturdukları atıklardan suyu arıtmaya yardımcı olurlar.

Akuaponik tarım, tüm tatlı su birikintilerindeki ekosistemi taklit eden tamamen doğal bir yöntemdir. Bu sisteme tek girdi balık yemidir. Balıklar besinleri tüketir ve faydalı bakteriler tarafından bitkilerin kullanabileceği besin maddelerine dönüştürülen atıkları bırakırlar. Bu besinleri tüketirken bitkiler suyun arıtılmasına yardımcı olur.

Akuaponik Tarım Nasıl Yapılıyor

Akuaponik tarımda, su ürünleri yetiştiriciliği ve hidroponik tarım tek bir üretim sistemi içerisinde bulunmaktadır. Balıklar, bakteriler ve bitkiler olmak üzere üç kısma ayrılırlar.

Bu sistem, balıklara verilen besinlerle üretime başlar. Balıklar bu besinin sindirimini gerçekleştirdikten sonra, dışkılayarak içerisinde bulundukları suya bol miktarda amonyak atımını gerçekleştirirler. Balıkların ürettiği atığın yüzde 50’den fazlası amonyak formundadır

Amonyak, suda belli bir miktarın üzerine çıktığında bitkiler ve balıklar için zehirleyici bir etki yaratmaktadır. Bu nedenle de, amonyak bakımından zengin su, bitkilere verilmeden önce zararsız ve bitkiler tarafından kullanılabilir hale getirilmelidir.

Atık su, balıklar tarafından yenmemiş yiyecekler ve çürüyen bitki maddeleriyle birlikte balık tankından bir biyofiltreye akar. Bu biyofiltrenin içerisinde bulunan ve suda doğal olarak yaşayabilen nitrifikasyon bakterileri, amonyağı önce nitrite sonra da bitkilerin tükettiği nitrata dönüştürür. (Buradaki faydalı bakteriler doğaldır. Amonyak ve nitrit mevcut olur olmaz akuaponik bir sistemde yaşayacaklardır.)

Akuaponik Tarım Nasıl Yapılır
Basit akuaponik tarım şeması

Sistemde, balık atıklarını tüketecek bakteriler olmasaydı, bitkiler kullanılabilir bir besin bulamazlardı. Aynı şekilde bitkiler de bakteriler tarafından üretilen besinleri kullanamasaydı, su balıklar için temiz kalamazdı. Akuaponik tarım, içerisindeki tüm bileşenlerin birbirinden fayda sağladığı bir sistemdir.

Akuaponik Tarım ile Hangi Bitki ve Balıklar Yetiştirilebilir

Pek çok bitki akuaponik tarım için kullanılabilir. Fakat sistemde, balıklardan gelen besinleri bitkilerin kullanması gerektiği için besin yoğunluğu hangi bitkinin üretilebileceği konusunda önemlidir.

Eğer yüksek besin ihtiyacı olan domates, salatalık ve biber gibi bitkilerin üretimini gerçekleştirmek istiyorsanız, yüksek balık yoğunluğuna sahip olgun akuaponik sistemler oluşturmanız gereklidir.

Marul, ıspanak, lahana, fesleğen, kişniş, maydonoz, adaçayı, pazı, brokoli ve karnabahar gibi düşük ile orta besin gereksinimleri olan yeşil yapraklı sebzeler akuaponik tarım üretimi için çok daha uygundur.

Hobi olarak veya sadece kendiniz için akuaponik tarım yapıyorsanız, birkaç farklı sebze ve balık türünü yetiştirebilirsiniz. Ticari yetiştiriciler ise genellikle daha kolay olduğu için marul ve yeşillikler yetiştirirler. Ticari amaç ile yetiştirilebilecek ve yüksek balık yoğunluğuna ihtiyaç olan diğer bitkiler şöyledir; domates, salatalık, bamya, kavun, biber, bezelye, fasulye, orkide, ayçiçeği, mısır, kabak vb.

Akuaponik Tarım Zorlukları
Akuponik tarım yapabilecek bir sistem kurmanız için mükemmel görünen bir tesise ihtiyacınız yok. Doğru adımlar atabileceğiniz bir sistem kurmanız ve gerisi için biraz doğaçlama yapmanız yeterlidir. 

Aquaponik sistemlerde tuzlu su balıkları için de ayrı sistemler yapılabiliyor olsa da, tatlı su balıkları, kabuklular ve karidesler yoğun popülasyona tahammül etme kabiliyetleri nedeniyle bu sistemlerde en yaygın kullanılan canlılardır.

En yaygın kullanılan balık türü ise, yoğun popülasyon ve değişken su koşullarına tahammül edebilen bir ılık su balığı türü olduğu için tilapia balığıdır. Asya levreği, gümüş levrek, yılan balığı, tatlı su morina da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Sistemdeki balığın yenilebilir olması gerekmiyorsa sadece sistemin sürdürülebilirliği korunmak isteniyorsa;, koi, tetralar, melek balığı, lepistes ve japon balığı da kullanılabilir.

 

Akuaponik Tarımın Faydaları

  • Geleneksel tarıma kıyasla aynı alanda 8 kat daha bitki yetiştirilebilir.
  • Geleneksel tarımda kullanılan sudan yüzde 85 tasarruf sağlar.
  • Üretilen balık ve bitkilerde herhangi bir zararlı kimyasal gübre veya böcek ilacı bulunmaz.
  • Balıklarda büyüme hormonu ve antibiyotik yoktur.
  • Sürdürülebilir tarıma imkan sağlar. Bu nedenle çevre dostudur.
  • Hem protein hem de bitkisel gıda üretilir.
  • Diğer topraksız tarım yöntemlerinde olduğu gibi toprak kaynaklı hastalıkları ortadan kaldırır.
  • Üretimde dış etkenler minimum olduğu için kontrol etmesi kolaydır. Yıllık meydana gelebilecek zararlar minimuma iner.
  • Dünya üzerindeki tarıma elverişli olmayan tüm topraklar üzerinde yapılabilir.

Akuaponik tarımın avantajları

Akuaponik Tarımın Zorlukları

  • Geleneksel tarım ve hidroponik tarım ile karşılaştırıldığında yüksek başlangıç maliyetleri ortak çıkacaktır.
  • Başarılı olmak için sadece sebze yetiştirme konusunda değil, aynı zamanda balık ve bakterilerin nasıl çalıştığı konusunda da bilgiye sahip olmak gerekir.
  • Kurulacak sistemin arıza ve bakımları için tesisat bilgisi ve el becerisi de gereklidir.
  • Balıkların ve bitkilerin ihtiyaçlarının ayarlanması konusunda kesin olarak belirlenmiş bir denklem yoktur. Ekstralara karşı hazırlıklı olunmalıdır.
  • Sistem işlerken yapılan hatalar hızlı bir şekilde tüm sistemin olumsuz etkilenmesine, hatta ölümüne neden olabilir.
  • Anlık olarak değişken ihtiyaçlar ortaya çıkabilir. Günlük düzenli kontroller yapılması ve sürekli tedbirli olunmalıdır.

Bu Konular İlginizi Çekebilir